26 Eki 2010

KATARSİS

her sabah uykunun eşiğinde dolanan ağaç,
yaprak döken uğrun uğrun, ağrılı ve suskun.
boşluk bu… yüzüme yerleşen boşluk:
düş kapılarına çarpan bir nefeslik kelebek,
kulağıma okunan kararsız ilk dua…

ruh zincir şakırtılarıyla kanatlanıyor,
bükülen bir uğultuyla geliyor hayat.
kalbimden çaldığım ateş ışığa küskün,
tufana saldığım sözcükler geri dönmüyor,
suya kesiyor güne sunduğum söylem.

aynalarda güzü çağıran rüzgarlı uzaklık,
babamın yüzüme yerleşen hüznü ve yalnızlık.
parmaklarımda kül savuran uç uç böcekleri,
kokusuyla çekip giden gökyüzü ve zerdali.
ölüme uluyan yazgı, kanıksadığım alışkanlık.

her sabah uykunun eşiğinde dolanan ağaç,
yaprak döken uğrun uğrun, ağrılı ve suskun.
her şiirde gövdeme dolanan vebalı çember,
gölgemde taşlanan yalvaç, erkenci keder.
zamansız yarılan deniz, elimde kanayan yokluk…

çarmıhın aldanmış tarihinden arta kalan arınma,
şiirimden başka sunacak bir şeyim yok yazgıya…

MURATHAN ÇARBOĞA
(Yazgıya Vurulmuş Prometheus)

PAPİRÜS Dergisi
2010

Hiç yorum yok: