“Filistin…Filistin…”
uçurumlara zamanı anımsatan bir sarkaç bedenim. öğrendim, ihanetin
leşiyle yaşar her insan. “göç!” çığlıklarıyla çırpınan kuşları harflerimle
yemleyin, tutulan güneşe karşı yakın kalbimi. kırılan kollarımla
yakalayamam ufku, gölgemi taşıyamam uzağa. ardımdan bakakalan
çocuk, nasıl sırtlar düşleri, kahkaha kuşlarını ve bahçelerin rengini?..
su koşuyor, ağaçlar yaprak uçuruyor telâşla, sürüngenler çizgiliyor
vedânın izini, şehvetle yazgıya uluyor köpekler. yağmuru kovalayan
atlar da gitti, mekân sustu, gökyüzü çatladı uğunarak. tuz yalnızlığı
kaldı kucağımda, ırmak iskeletleri ve ışığı kemiren veba iniltisi…
eşikte dalgalanan annemin hayâli duruyor oysa, hâlâ yeşeriyor sesi.
renkleri de ekleyin rüzgâra, ufalayın toprağı, yayılsın dört bir yana
kumun kımıltılı tanrısı. loş sözcükler kalsın bana, ruha yapışan
yas iklimi doğurur şiirlerimi. Araf’ta kaybolmuş çocukların sesiyle
çağırsınlar sevinci. fırtınalar oğul versin karanlığımda, saçlarımda kanasın
cehennem çiçekleri, deccâl’ın askerleri can versin uçsuz korkuya.
“göç!” çığlıklarıyla güneşe tırmanıyor karıncalar, kül yağıyor manzaraya.
avcuma tutuşturuluyor adak saçlarım, sırtım sıvazlanıyor toprak kokusuyla.
ölü uçurtmalardan çatıyorlar giyineceğim çarmıhı, meşaleler ekiyorlar yollara.
”git!” diyorlar hırsla, “ölecek bir mağara bulursun elbet,
git yazgına !”. şiirin sonsuz kudreti kalbimde atıyor, biliyorlar, biliyorlar!..
biliyorlar kanatılan anaların cellat doğurduğunu, darağaçlarında sallanan
ölülerle yakalıyorlar zamanı, ölülerle kutsuyorlar yitiklerin ruhunu.
ellerinde sallanan ateşin tasması anılarını dağlıyor, yanmış çığlıkların
yankısı açıyor yüzlerinde, görmüyorlar… “göç!” şarkıları saplıyorlar
çocukların kara bakışlarına, yıldızların küfrü çiselerken toprağa.
boşluğa, her hamlede boşluğa açılıyor sarkaç. mekânım kalıyor geride,
sevgili yurdum… hasret söylenceleri boy atıyor yanı başımda, kuyruğu
tenekeli kedilere benziyor çocuklar. dönüp acıyı taşlayacak gücüm yok.
bacaklarıma tırmanan toprak fısıldıyor oysa: “intifada! yeniden, intifada!”
MURATHAN ÇARBOĞA
(Hayata Manifesto)
2007
17 Şub 2009
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder