3 Kas 2007

UYANMAK

“Bir bakıma insan gördüğü şeylerin toplamı kadar uyanık, görmediği
şeylerin sonsuzluğu kadar uykuda oluyor, diyordum. Ardından da,
olaya bu açıdan bakıldığında, var olan her şeyi asla aynı anda
göremeyeceğimize göre, demek ki uyanmanın hiç, ama hiç mi
hiç sonu yok, diyordum.”
Hasan Ali TOPTAŞ
(Uykuların Doğusu)

--------------------------------------------------------------------------------------------


seslerle uyanıyorsun, hayatı yeniden
tanımlamak gibi…ilkin kalbinin gürültüsü
ve kapalı gözlerinde rüzgarlanan zaman.
işte, inatçı öksürüğü babanın, tütün kokusu
ve yorganın üzerine abanan suskunluk. annen
serçe kanatlarını topluyor usul usul: çay demliyor.

ilk aşkın gecikmiş heyecanı parlıyor göğsünde.
gülümsüyorsun. ismi neydi? çoktan uçup gitmiş
derleyemediğin yakınlık. oysa hüznü erken
bulmuş bir çocuktun. derken, aykırı dünyanın
düşleri: saçlarını sıyırıp geçen bir balık, ölümü
mağarada bekleyen yaşlı bir filin homurtusu…

ustalığını sınayan bir kaplan soluk alıp veriyor
yüzüne doğru. yavrularına gökyüzü götüren
kuşlar geçiyor üzerinden. sapanla vurulan
alacalı kedi düşüyor çöp yığınlarının üzerine.
vahşetten kaçmak mümkünmüş gibi koşuyorsun.
portakal bahçeleri kımıl kımıl denizi anımsatıyor.

seslerle uyanıyorsun, hayata ansızın düşmek gibi.
baban çocuk mezarlarının arasında yatıyor oysa,
dalları çıplak bir ağacın altında. apartmanlar
abanıyor dört bir yandan. annen sızılı dizlerini
ovuyor başka bir şehirde. özlüyorsun. düşler ise
artık çok uzak, keşfedilmiş bir orman kuruyor kalbinde.

ve diniyor zihninde çıldıran anafor. hayat ayartıyor
yine, gözlerini açıyorsun. küçük kızının güleç yüzü
alnından öpüyor birden, karın radyonun sesini açıyor
mutfakta, sırtına yapışan oğlun mışıl mışıl soluyor.
huzuru bulmanın coşkusu yayılıyor bedenine. kalkıp
rüyalarını sayan kızının emekleyen sözcüklerini avuçluyorsun.

uyanmak, diyorsun, mutlu bir dünyaya kavuşmak…
oysa, yeryüzünün her noktasında tutuşuyor sabahın şavkı.
çocuklar uyanıyor, bir endişe çiçeği gibi açılan kadınlar
ve hüzne sigara yakan adamlar uyanıyor, acıyarak…

MURATHAN ÇARBOĞA

Hiç yorum yok: